İnsanların günlük işlerini yürütebilmeleri için, konsantrasyona, dengeli olmaya ve verimliliğe ihtiyaçları vardır. Tüm bunlar için gerekli enerjiyi kazanmanın yolu ise canlılık verici, dinlendirici, derin bir uykudan geçer.
Uyku bozukluğu insanlarda çok ciddi hastalıklara yol açabilir*:

Yüksek kan basıncı, Koroner kalp hastalıkları, Çarpıntı, Miğde-bağırsak hastalıkları, Kanser, Depresyon (*Regensburg Üniversitesi Uyku Laboratuarı Merkezi tarafından yapılan çalışmada saptanmıştır.)
Uyku bozukluğu yaşayan kişiler, gün içinde işlerini yaparken kendi maksimum verimlerine ulaşmakta zorluk çekerler. Ayrıca;  bu kişilerde, konsantrasyon ve hafıza kaybı görülür, ve sinir sistemleri zayıflayarak sinirlilik halleri artar.
Uyku bozukluğunun temel nedenlerinden biri, kişinin kendisinin veya yanında uyuyan partnerinin horlamasıdır. Bu durum, kişilerin uyudukları mekanlarını ayırmalarıyla, ayrı yerlerde yatmalarıyla

  • Doktora giden 20.000 hastanın kullanıldığı bir çalışmada, hastaların yaklaşık yüzde 42′sinin sorununun uyku bozukluÄŸu olduÄŸu görülmüştür.
  • 50 yaşın üstündeki erkeklerin, yüzde 60 ila 80′i horlamaktadır.

Horlamaya neden olan bir çok faktör vardır. Bunlardan bazıları aşağıda sıralanmıştır:

    • Burundaki daralma sonucu burun yoluyla solunumun engellenmesi,
    • Zayıf baÄŸ dokusu nedeniyle burnun sarkması,
    • İlerleyen yaÅŸlarda burnun baÄŸ dokusunun zayıflaması,
    • Bademciklerin ve damağın büyümesi,
    • SoÄŸuk algınlığı,
    • Alerjiler,
    • Sinüzit.

Ayrıca; uyku esnasında sırt üstü yatılması, yukarıda saydığımız horlamaya neden olan faktörleri tetikleyerek horlamayı daha da artırır. Sırt üstü yatıldığında dil geriye doğru kaçtığı için, horlamanın şiddeti de artar. Uyku sırasında, insanların kas sistemi dinlenir. Üst solunum yollarında bulunan kaslar gerginliğini kaybeder ve gevşerler; sonuç olarak, damağın ve küçük dilin gevşeyerek titremeye , sallanmaya başlaması da horlamaya neden olur.
Uyku sırasında, solunum yolları zaman zaman tamamen kapanır. Bunun sonucunda; solunumda bir duraksama olur ve uykuda nefes kesilmesi, nefes alamama halleri yaşanır. Boğulmadan kaçınmak için; oksijen kaynağı azalan beyin, kişinin uyanmasını tetikler. Beynin bu tepkisi hayati açıdan çok önemlidir, ancak insanda uyku bozukluğu yaratabilir. Bu klinik olay, profesyonelce tedavi edilmelidir. Örneğin; geceleri rahat nefes alıp vermeye yardımcı olabilecek bir aletle bu durum kolayca  önlenebilir.


Yorum Yap!